23 Aralık 2010 Perşembe

TTK hakkında

TÜRK TİCARET KANUNU TASARISI VE ULUSLARASI RAPORLAMA STANDARTLARI HAKKINDA

1 Ocak 1957 tarihinde yürürlüğe giren 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 48 yıldır ülkemizin ticari hayatına yön veren, ülkemiz ticari, sınai ve hizmet ilişkilerini düzenleyen bir konumda bulunmaktadır.  

Türk Ticaret Kanunu tasarısı yaklaşık 5 yıldır süren uzun ve yoğun bir çalışma sonucunda Prof. Dr. Ünal Tekinalp’ın başkanlığını yaptığı Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nı Hazırlama Komisyonu tarafından TBMM’ye sunulmuştur. Tasarı ticaret hukukunun temel kavramlarına yeni yorumlar getirmekte, eski ve kullanılmayan uygulamaları kaldırarak çağdaşlaşmayı ve kurumsallaşmayı hedef almaktadır. 

İçinde bulunduğumuz küreselleşme süreci toplumsal alanda da birçok yeniliği ve değişikliği de beraberinde getirmektedir. Dünya ekonomisinde eski sınırlar kalmamış olup, toplumsal ve ticari yaşamı düzenleyen hukuk kuralları da zaman zaman bu gelişmelerin gerisinde kalabilmektedir. Özellikle bilişim teknolojilerinde meydana gelen takibi zor değişimler ticari alışkanlıkları ve ticari gelenekleri geri dönülemez biçimde değiştirmektedir.  Özellikle bu yeni yapı içinde ulusların ve şirketlerin rekabet gücünün artmasında, büyüme ve yatırım planlarında şeffaflık, açıklık, hesap verilebilirlik,kurumsal yönetim kavramları öncelikli konuların arasına girmiştir. Bu gelişmeler çerçevesinde 2008 yılı içinde kanunlaşması beklenen yeni Türk Ticaret Kanunu AB hukuku ile uyumlaşma işlevi dışında bilgi toplumunun altyapısını inşa etme ve uluslararası raporlama standartlarına ve denetim ilkelerine de yürürlük imkanı sağlıyor. Bu anlamda uluslararası piyasalarla entegre olmuş, rekabet gücüne sahip işletmelerin etkin konumda olduğu bir ortam yaratmaya ve ekonomik istikrarın tesisi hedefine de kalıcı olarak hizmet ediyor. Kanunun getirmekte olduğu yeniliklerden bir diğeri de paysahiplerinin konumunu güçlendirici düzenlemelere yer vermiş olmasıdır. 

Gerçek demokrasinin temel özelliklerinden olan sermayenin tabana yayılması ve kurumsal yönetim prensibi anlayışı  Türk Ticaret Kanunu tasarısı ile birlikte sadece borsaya kote olan şirketleri ilgilendiren bir konu olmaktan çıkıp ekonomide faaliyet içindeki tüm şirketleri kapsayan bir hal almıştır. Uluslararası raporlama standartlarının da tam anlamıyla uygulanmaya başlaması ile mali tablolarda çeşitlilikten kaynaklanan problemlerden kaçınılmış olup mali tablo analiz ve yorumlarında standardizasyon gerçekleşmiş olacaktır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder