23 Aralık 2010 Perşembe

Türk Ekonomisi büyüme dinamikleriüzerine

TURK EKONOMISININ BUYUMESI VE BUYUME DINAMIKLERI UZERINE FARKLI BIR BAKIS ACISI



Turkiye Istatistik Kurumu ( TUIK ) tarafindan aciklanan en son verilere gore Turkiye ekonomisi 2008 yilinin ikinci ceyreginde bir onceki yilin ayni donemine oranla % 1,9 buyumus gozukmekte. Bu oran 2001 yilindan beri gerceklesen en dusuk ikinci ceyrek buyume orani olmasi acisindan dikkat cekici. Bu sonuca baktigimizda Turkiye ekonomisinin belli bir duraklama icinde oldugu gozukmekte.

Turk Ekonomisi 1950 sonrasi en buyuk buyume hizlarindan birine 2002 – 2007 yillari arasinda ulasmistir. Bu donemde Turk ekonomisi yillik ortalama 6,74 oraninda, kumule olarakta % 50 oraninda bir buyume potansiyeli gerceklestirmistir. Bir ulkenin kalici refah artisi ilgili ulkenin uretim kapasitesi tarafindan belirlenir. Uretim kapasitesi dedigimizde anlamamiz gereken ise uretimde kullanilan sermaye birikiminin ve teknolojinin niteligi ve niceligi ile insan kaynaginin kalitesidir. Ekonomilerde zaman zaman talep yollu politikalarla tuketim duzeyi uretim duzeyinin uzerine cikabilmekte fakat zaman icinde bu gecici refah sureci makroekonomik dengelerde  bozulmaya yol acmakta, odemeler dengesini ve dis ticaret acigini ciddi bicimde bozmakta, ekonomide enflasyonist baski yaratmakta ve kamu ve ozel sector borc stogunu ciddi bicimde yukseltmektedir. Talep yonlu politikalar belli bir sure sonra onumuze reel faizlerin artmasi, issizlik oraninin yukselmesi, ekonomik daralma  gibi sonuclari kacinilmaz olarak getirmektedir.

Uzun donemde Turk ekonomisinde kalici buyume saglamanin en temel yolu uzun vadeli yapisal donusum ve gelisim saglayacak adimlar atmaktir. Ozellikle egitim ve teknolojik altyapi calismalarinin uzun donemli etkisi  ekonomik buyume alaninda meyvelerini birkac nesil sonra vermektedir. Bugun katlanilan veya katlanilmayan maliyetler ilerki nesillerin refah seviyesinin en temel taslari olacaktir. Universite ile sanayinin isbirligi icinde yurumesi, Ar-ge calismalarinin milli gelir icindeki payinin yukseltilmesi, egitimli insan kaynagimizin en azami sekilde arttirilmasi, olcek ekonomisi ve uluslararasi Turk sirketlerinin sayisinin arttirilmasi gibi stratejik konularda kurumsal politika perspektifinin mutlaka olusturulmasi  ve bu konularda toplumda gunluk politik cekismeler disinda uzlasma saglanmasi ulkemizi BRIC ulkeleri karsisinda rekabet ortaminda one cikaracaktir. Turkiye’nin genc ve dinamik nufusunun iyi yonlendirilmesi ile uzun donemde gerek refah seviyesi gerekse toplumsal gelismislik anlaminda one cikmamasi icin hicbir sebep bulunmamaktadir. Yoksulluk ve egitimsizlik sarmalini kirmamiz icin yukarda bahsettigim konularda bir an evvel harekete ihtiyac vardir.       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder